Yaklaşan etkinlik bulunmamaktadır.
Yaprak Döner, marine edilmiş bütün et parçalarının (genellikle dana ve kuzu eti karışımının) incecik, yaprak gibi dilimlenerek şişe üst üste dizilmesiyle hazırlanan geleneksel bir Türk lezzetidir.
Döner Beyti, Türk mutfağının iki muhteşem klasiği olan "Döner" ve "Beyti Kebabı"nı tek bir tabakta buluşturan modern ve oldukça doyurucu bir gurme lezzettir.
Pideli Döner, Türk mutfağının en sevilen sokak ve restoran lezzetlerinden biridir; aslında bir nevi İskender Kebap konseptinin daha pratik ve yaygın bir sunum şeklidir.
Yanından geçerken bile insanı yolundan çeviren o koku... Dikey şişte, meşe odununun kor ateşinde dışı çıtır içi sulu kalacak şekilde ağır ağır pişmiş. Ustanın bıçağından dökülen incecik, yaprak gibi et dilimleri direkt sıcacık, pofuduk bir tırnak pidenin üzerine düşüyor.
Türk mutfağının hem en asil restoranlarında hem de en samimi esnaf lokantalarında başköşede yer alan, sadeliğin ve lezzetin zirve noktasıdır.
Ankara’nın efsanevi Aspava kültürünün tüm Türkiye’ye armağan ettiği, adı gizli bir şifre gibi dilden dile dolaşan efsanevi bir dürüm çeşididir. Baş harflerinin açılımı, bu lezzetin formülünü açıkça ortaya koyar: Soslu, Soğanlı, Kaşarlı.
Lahmacun Döner Dürüm (veya gastronomi dünyasındaki popüler adıyla Lahmacun Arası Döner), Türk sokak lezzetlerinin iki büyük devini tek bir efsanevi ısırıkta buluşturan, çılgın ve bir o kadar da kusursuz bir lezzettir.
Türk mutfağının en asil ve ağırbaşlı lezzeti olan geleneksel İskender Kebap’a, modern ve akışkan bir dokunuş katan tam bir gurme şölenidir. Klasik İskender’in o muazzam dengesini bozmadan, lezzet çıtasını bir kat daha yukarı taşır.
Geleneksel yaprak döner lezzetini çıtır bir hamur zırhının içine hapseden, özellikle Samsun ve Karadeniz bölgesinde asırlık pide teknikleriyle harmanlanmış muazzam bir yöresel fantezidir.
Geleneksel Türk kebap kültürünün en seçkin ve lezzetli örneklerini modern bir sunumla tabaklara taşıyan, adından da anlaşılacağı üzere yemek yemeyi tam bir "keyif" haline getiren özel bir gastronomi konseptidir.
Geleneksel Türk kebap kültürünün en seçkin ve lezzetli örneklerini modern bir sunumla tabaklara taşıyan, adından da anlaşılacağı üzere yemek yemeyi tam bir "keyif" haline getiren özel bir gastronomi konseptidir.
Türk mutfağının asırlık kebap geleneklerini en asil ve lezzetli haliyle tabaklara taşıyan, adını adeta bir mücevher gibi parıldayan nar gibi kızarmış etlerinden alan özel bir gurme klasiğidir.
Türk kebap kültürünün en zahmetli, en şık ve lezzet yoğunluğu en yüksek ustalık eserlerinden biridir. Klasik beyti kebabının lezzetini, taş fırının o muazzam pişirme gücü ve ısısıyla bir kat daha yukarı taşır.
Türk mutfağının dünya çapındaki en büyük elçilerinden biri olan, coğrafi işaretli ve asırlık bir gastronomi efsanesidir.
Güneydoğu Anadolu mutfağının en asil, en lezzetli ve sakin güç olarak bilinen zamansız bir klasiğidir
Türk kebap kültürünün en şık, en estetik ve malzeme uyumu en yüksek olan saray işi lezzetlerinden biridir.
Gaziantep mutfağının Türk gastronomisine kazandırdığı en kibar, en hafif ve en asil lezzet ikilemlerinden biridir.
Türk mutfağının sebze ve et uyumunu en saf, en doğal haliyle sergileyen, özellikle Şanlıurfa ve Gaziantep yörelerine ait efsanevi bir başyapıttır.
Güneydoğu Anadolu mutfağının, özellikle de Gaziantep’in yaz aylarında damakları şenlendiren en taze, en aromatik ve en hafif kebap klasiklerinden biridir.
Türk sakatat ve kebap kültürünün en hassas, en özel ve ustalık gerektiren başyapıtlarından biridir.
Türk mutfağının yediden yetmişe herkesi aynı masada buluşturan, kokusuyla sokakları esir alan ve pazar günlerinin neşesini simgeleyen en samimi, en evrensel başyapıtlarından biridir.
Kaliteli bir kuzu pirzola aslında çok fazla müdahale istemez; etin kendi saf tadı zaten bir başyapıttır.
Türk kebap ve et kültürünün en cömert, en görkemli ve tam anlamıyla "kararsız gurmelerin kurtarıcısı" olan nihai başyapıtıdır.
Kombo Çıtır Kanat, masaya genellikle büyük bir sepet veya geniş bir ahşap sunum tabağında, dumanı üstünde tüterek gelir. Arkadaş sohbetlerinin, maç gecelerinin veya yoğun bir günün ardından gelen o ödül anlarının tartışmasız en eğlenceli yemeğidir.
Tavuk Şadra, masaya dumanı üstünde tüterken, peynirleri hâlâ göz göz fokurdarken gelir. Masaya ulaştığı an etrafa yayılan o buram buram kekik, sarımsak, eriyen kaşar ve kızgın tereyağı kokusu iştahı zirveye çıkarır.
Tavuk Şiş, masaya genellikle dumanı üstünde tüten lavaş yatağında, yanında közlenmiş domates ve biber, sumaklı ince kıyım soğan salatası ve nefis bir bulgur pilavıyla servis edilir.
Karadeniz’in o meşhur, asırlık pide kültürünü en üst seviyeye taşıyan, çıtırlığıyla ve bol malzemesiyle damaklarda unutulmaz bir iz bırakan tam bir yöresel başyapıttır. Adından da anlaşılacağı üzere, fırından yeni çıkmış sıcak bir pideyi dilimleyip çıtırtısını duyarak yeme keyfini zirveye çıkarır.
Türk mutfağının iki dev lezzeti olan geleneksel taş fırın pidesi ile yaprak döneri tek bir hamurda buluşturan, tam anlamıyla bir gurme füzyon başyapıtıdır.
Karadeniz fırın kültürünün cömertliğini, çeşitliliğini ve malzeme uyumunu en üst seviyede sergileyen, pide menülerinin tartışmasız en çok tercih edilen kralıdır
Türk pazar sabahlarının, dost meclislerinin ve Karadeniz fırın kültürünün en elit, en gevrek ve et lezzetini en yalın haliyle sunan asil klasiklerindendir. Kıymalı pideye kıyasla, etin o lokum gibi dokusunu dişe gelecek şekilde hissettirmesiyle gurmelerin gönlünde bambaşka bir yere sahiptir.
Türk fırıncılık tarihinin en karakteristik, en çıtır ve gizemli lezzetlerinden biridir. Açık pidelerden farklı olarak malzemeyi hamurun kalbine hapseden bu teknik, pidenin içinin bir buhar odası gibi kendi suyuyla lokum gibi pişmesini sağlar.
Türk mutfağının en aristokrat, en yoğun aromalı ve gurme fırın lezzetlerinden biridir. Asırlık kurutma ve çemenleme sanatı olan pastırma ile Karadeniz’in fırıncılık kültürünü tek bir hamurda buluşturan bu pide, adeta bir lezzet ve koku aristokrasisidir.
Bıçak darbesiyle dilimlendiğinde çıkan o "çıtır" ses, etrafa yayılan buram buram kavurma ve tereyağı kokusu ile Kavurmalı Pide; yanında buz gibi köpüklü bir yayık ayranı ve acı biber turşusuyla birlikte unutulmaz bir gurme deneyimidir. Özellikle pazar sabahlarının ve dost masalarının baş tacıdır.
Bıçak darbesiyle dilimlendiğinde çıkan o çıtır çıtır ses, aralardan süzülüp uzayan kaşar peyniri ve etrafa yayılan buram buram kavurma kokusu ile Kaşarlı Kavurmalı Pide; yanına buz gibi köpüklü bir yayık ayranı, sumaklı lokanta soğanı ve acı biber turşusu eklendiğinde damaklarda adeta bir lezzet senfonisi yaratır. Yoğun, doyurucu ve elit lezzetleri sevenlerin vazgeçilmez fırın klasiğidir.
Trabzon Kıymalı Pide’yi yemek tam bir gurme ritüelidir. Pidenin o çıtır kenarlarından bir parça elle koparılır, tam ortadaki tereyağlı ve hafif sulu yumurta sarısına bandırılarak ilk lokma alınır. Yanına buz gibi köpüklü bir yayık ayranı ve acı biber turşusu eşlik ettiğinde, Karadeniz’in asırlık fırın zanaatını tüm benliğinizle hissedersiniz.
Trabzon Kaşarlı Pide’yi çatalla kesip yemek fırın kültürüne haksızlıktır. Pidenin o çıtır çıtır kenarlarından elle bir parça koparılır; ortada fokurdayan tereyağlı, peynirli ve hafif sulu yumurta sarısının olduğu o muazzam havuza bandırılarak afiyetle yenir. I
Bıçak darbesiyle dilimlendiğinde çıkan o çıtır çıtır ses, eriyen peynirlerin arasından süzülen baharatlı sucuk yağı ve etrafa yayılan o iştah kabartan sarımsaklı koku ile Sucuklu Pide; yanında bol köpüklü buz gibi bir yayık ayranı ve taze domates-salatalık söğüşüyle damaklarda tam bir lezzet şöleni yaratır. Genç, yaşlı herkesin hayır diyemediği zamansız bir fırın klasiğidir.
Lavaşı çıtır kenarından tutup, kiremitin içinde uzayan kaşar peyniriyle bütünleşmiş o lokum gibi etlerin suyuna banarak yemek tam bir lezzet ayinidir. Yanına buz gibi köpüklü bir yayık ayranı ve Aspava kültürünün o meşhur ezme salataları eklendiğinde, damaklarda unutulmaz bir iz bırakan muazzam bir ziyafete dönüşür.
Kremitte Kaşarlı Döner, masaya altındaki ahşap koruyucuyla birlikte ve hâlâ fokurdayarak gelir. Fırından çıkan o muazzam koku tüm masayı esir alır.
İçli köfte masaya dumanı üstünde, o muazzam kokusuyla gelir. İster kızartma ister haşlama olsun, ortadan ikiye bölündüğünde içeride hapsolmuş o baharatlı, cevizli et suyunun tabağa süzülmesi tam bir görsel şölendir.
Ezogelin çorbası masaya dumanı üstünde, o buram buram kokan nane ve tereyağı aromasıyla gelir. Özellikle kış aylarının, ramazan sofralarının ve sıcak bir ocakbaşı ziyafetinin o en kuşanmış, en iştah açıcı ilk adımıdır.
Yayla çorbası masaya dumanı üstünde tüterken, bembeyaz dokusunun üzerinde yüzen o yeşil naneli, altın sarısı tereyağlı harelerle gelir. Karadeniz’in serin yaylalarından süzülüp gelen o ferah kokusu tüm masayı sarar.
Mercimek çorbası masaya dumanı üstünde tüterek, etrafa o buram buram tereyağı ve kavrulmuş un kokusunu yayarak gelir. Yanında çorbanın o yoğun ve tatlımsı dokusunu muazzam bir şekilde dengeleyecek taze bir dilim limon ve çıtır çıtır kızartılmış ekmek kıtırları eşlik eder.
Tavuk suyu çorbası masaya dumanı üstünde tüterek, etrafa o buram buram tavuk özü ve tereyağı kokusunu yayarak gelir.
Künefe masaya alelade bir tabakta gelmez; piştiği o sıcak alüminyum veya bakır tepsiyle, hâlâ kenarlarından şerbeti fokurdayarak servis edilir. Üzerine yemyeşil bir halı gibi bolca Antep fıstığı serpilir ve isteğe göre yanına hakiki manda kaymağı veya kesme maraş dondurması eşlik eder.
Kaşığı o hafif yanık kabuktan daldırıp, fındığın çıtırtısı ve sütün o serin, ipeksi kıvamıyla buluştuğunuz an, Türk mutfağının neden yüzyıllardır bu yalın tatlıdan vazgeçemediğini bir kez daha anlarsınız. Yanına taze demlenmiş bir bardak çayla birlikte, tatlı kapanışların en asil ve en hafif seçimidir.
Şişenin o dar ağzından akan ilk yudumla birlikte gelen yoğun gaz ve karamel dengesi, damaktaki tüm ağır tatları temizleyerek bir sonraki lokmaya harika bir başlangıç sunar. Yanına ince bir dilim taze limon atılmış buz dolu bir bardak eşlik ettiğinde, ama en çok da doğrudan o soğuk cam şişeden kafaya dikilerek içildiğinde ferahlığın ve keyfin tanımını yeniden yazar.
Şişe Coca-Cola Zero, şekersiz ve kalorisiz alternatifler dünyasının en başarılı, en asil ve orijinal kola lezzetine en çok yaklaşan modern bir ferahlık klasiğidir. Klasik kolanın o bildiğimiz efsanevi karamel ve asit dengesini, kalori endişesi taşımadan ve formunu korumak isteyenlerin suçluluk duymadan yaşayabilmesi için tasarlanmış bir gastronomi harikasıdır.
Şişe Fanta, meyveli ve gazlı içecekler dünyasının en neşeli, en enerjik ve çocukluğumuzun o rengarenk yaz günlerini masaya taşıyan zamansız bir portakal klasiğidir. Kutuda ya da pet şişede sunulan versiyonlarına kıyasla, o buğulu cam şişenin içinden parıldayan canlı turuncu rengiyle her zaman çok daha iştah açıcı ve çok daha asil bir yerde durur.
Cappy Şeftali, meyve suları dünyasının en kadim, en yoğun ve Anadolu’nun o güneşte olgunlaşmış kadife tenli şeftalilerinin kokusunu bardağa taşıyan zamansız bir meyve klasiğidir. Yoğun kıvamı ve meyve pürüsünün o asil dokusuyla, gazlı içeceklerin asidinden uzaklaşıp doğanın o tatlı ve doygun ferahlığına sığınmak isteyenlerin ilk tercihidir.
Cappy Karışık, meyve suları dünyasının en zengin, en çok sesli ve tabiri caizse "doğanın tüm renklerini tek bir bardakta buluşturan" tam bir festival klasiğidir. Tek bir meyvenin sınırlarına bağlı kalmak istemeyen, her yudumda farklı bir meyve bahçesinin kokusunu ve aromasını hissetmek isteyenlerin vazgeçilmez gurme tercihidir.
Soğuk çay dünyasının en egzotik, en enerjik ve her yudumda adeta tropikal bir adanın esintisini bardağa taşıyan modern bir ferahlık başyapıtıdır. Klasik siyah çay özünün o tanıdık, sakin ve gövdeli yapısını, mangonun o buram buram kokan sulu ve tatlı karakteriyle buluşturan, sıradanlığa meydan okuyan bir lezzet harikasıdır.
Gazlı içecekler dünyasının en şeffaf, en net ve tabiri caizse "boğazı delen o buz gibi asidiyle" ferahlığın tanımını en yalın haliyle yapan zamansız bir kışkırtma klasiğidir. Yeşil cam şişesinin içinden parıldayan o berrak dokusuyla, karmaşık aromalardan uzaklaşıp sadece saf, keskin ve canlandırıcı bir serinlik arayanların ilk tercihidir.
Türk mutfak kültürünün en asil, en sadık ve milli gurur kaynağı olan o bembeyaz ferahlık klasiğidir. Geleneksel yayık ayranının o köpüklü mirasını modern, hijyenik ve pratik bir formla sofralarımıza taşıyan kapalı ayran (özellikle o meşhur şeffaf veya beyaz plastik bardaklardaki versiyonu), esnaf lokantalarından lüks ocakbaşlarına kadar her masanın baş tacıdır.
Açık Ayran, Türk gastronomi dünyasının en görkemli, en iştah açıcı ve tabiri caizse "yaşayan, nefes alan" bembeyaz ferahlık başyapıtıdır. Kapalı kutuların sınırlarını reddeden, esnaf lokantalarında veya ocakbaşlarında o devasa cam hazneli makinelerin içinde durmaksızın devridaim eden ya da bakır yayıkların içinde çalkalanan bu efsanevi lezzet, sadece bir içecek değil, masaya geldiği an tüm dikkatleri üzerine çeken bir görsel şölendir.
Sürahi Ayran, bireysel bardakların veya küçük ambalajların sınırlarını aşan, masanın tam merkezine kurulan ve o bembeyaz ihtişamıyla bereketin, paylaşmanın ve uzun uzadıya süren keyifli ziyafetlerin simgesi olan muazzam bir ferahlık klasiğidir. Genellikle kalabalık esnaf masalarında, ailece oturulan pazar sofralarında veya dumanı üstünde tüten ocakbaşı sohbetlerinde başrole geçen sürahi ayran, Türk mutfak kültüründeki misafirperverliğin en yalın ve en cömert ifadesidir.
Sürahi Ayran, bireysel bardakların veya küçük ambalajların sınırlarını aşan, masanın tam merkezine kurulan ve o bembeyaz ihtişamıyla bereketin, paylaşmanın ve uzun uzadıya süren keyifli ziyafetlerin simgesi olan muazzam bir ferahlık klasiğidir. Genellikle kalabalık esnaf masalarında, ailece oturulan pazar sofralarında veya dumanı üstünde tüten ocakbaşı sohbetlerinde başrole geçen sürahi ayran, Türk mutfak kültüründeki misafirperverliğin en yalın ve en cömert ifadesidir.
Modern dünyanın en kusursuz endüstriyel tasarımlarından biri olan o alüminyum gövdesiyle, hızın, pratikliğin ve açıldığı an etrafa yayılan o keskin asit patlamasının zamansız bir ferahlık klasiğidir. Cam şişenin o asil retro duruşuna karşılık; kutu kola tamamen dinamik, buz gibi soğuğu metal dokusuyla anında avucunuza ileten ve her yudumda maksimum gaz yoğunluğu vaat eden bir gastronomi ikonudur.
Gazlı içecekler dünyasının en enerjik, en neşeli ve her açılışta adeta bir yaz güneşini masaya davet eden pratik bir ferahlık klasiğidir. Çocukluğumuzun o saf meyveli gazoz mutluluğunu modern dünyanın dinamizmiyle birleştiren bu kutu efsanesi, özellikle buz gibi soğuğu elinize ve dudağınıza anında ileten metal dokusuyla benzersiz bir içim keyfi sunar.
Klasik kolanın o bildiğimiz efsanevi karamel ve keskin asit dengesini, kalori endişesi taşımadan ve formunu korumak isteyenlerin suçluluk duymadan yaşayabilmesi için tasarlanmış modern bir ferahlık klasiğidir.
Yer altının en derin, en gizemli katmanlarından binlerce yıllık bir yolculukla süzülerek gelen, tabiri caizse "yer kürenin mutfağımıza sunduğu en saf, en hırçın ve en şifalı" ferahlık başyapıtıdır.
Yemeğin o tuzlu, yağlı ve ağır dokusunu, limonlu, elmalı, karışık seçenekleriyle asil narenciye asidiyle muazzam bir şekilde dengeler. Şişeden akan her yudum midedeki ağırlığı hafifletir, damaktaki yağı siler ve içinizi buz gibi bir serinlikle kaplar. Hem sindirimi rahatlatan hem de o taze ekşiliğiyle ruhu canlandıran zamansız bir modern zaman klasiğidir.
Yemeğin o harlı ateşini ve yoğunluğunu en doğal haliyle dengeler. Özellikle ziyafetin bitişinde, tüm o ağır lezzetlerin üzerine içilen buz gibi su,
Yemeğin o harlı ateşini ve yoğunluğunu en doğal haliyle dengeler. Özellikle ziyafetin bitişinde, tüm o ağır lezzetlerin üzerine içilen buz gibi su,
Türk mutfak kültürünün ve özellikle Güney Anadolu gastronomisinin en mağrur, en hırçın, en asil ve tabiri caizse "karakteri en keskin" ferahlık başyapıtıdır.
Türk esnaf ve lokanta kültürünün pratik zekasıyla harmanlanmış, özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında doğup tüm ülkeye yayılan, tabiri caizse "hararetin, yorgunluğun ve akşamdan kalmalığın en büyük panzehiri" olan muazzam bir ferahlık mucizesidir. Ne tam bir soda ne de sadece bir limonatadır; o, saniyeler içinde hazırlanan ama etkisi saatlerce süren bir canlanma iksiridir
Şişe Sprite, gazlı içecekler dünyasının en şeffaf, en net ve tabiri caizse "boğazı delen o buz gibi asidiyle" ferahlığın tanımını en yalın haliyle yapan zamansız bir kışkırtma klasiğidir.
Şu anda aktif bir kampanya bulunmamaktadır.
Atakum Aspava, Samsun’un gözbebeği Atakum Balaç şeridine Ankara’nın köklü ve lezzet dolu Aspava kültürünü taşıyan, şehrin en sevilen gastronomi duraklarından biridir. Karadeniz’in esintisi eşliğinde, her an taze ve sıcak servis edilen meşhur SSK (Soslu, Soğanlı, Kaşarlı) dürümü, nefis pideleri ve köz ateşinden çıkan kebapları ile misafirlerine unutulmaz bir lezzet deneyimi sunar. Modern, ferah ve samimi atmosferiyle hem aile yemeklerinin hem de dost meclislerinin vazgeçilmez adresi olan mekan, k
Bu özel lezzet serüvenini asıl farklı kılan ise Ankara’nın o meşhur, masayı donatan ikram geleneğini Samsun’da da eksiksiz yaşatmasıdır. Siparişinizin yanına hemen eklenen sıcak lavaşlar, salatalar, mezeler, patates kızartması ve yemeğin kapanışını taçlandıran dondurmalı irmik helvası ile "Allah Sağlık, Para, Afiyet Versin" duasının hakkını sonuna kadar verir. Atakum Aspava, hem damak çatlatan geleneksel lezzetleri hem de bitmek bilmeyen cömert ikramlarıyla Samsun'da yeme içme kültürüne yepyeni ve doyurucu bir soluk getirmeye devam ediyor.
© 2026 Atakum Aspava Tüm Hakları Saklıdır. Uygulamabu tarafından geliştirilmiştir.